ZEYBEK DANSLARI

Öğr. Gör. Abdurrahim KARADEMİR

(Ege Üniversitesi Devlet Türk Musıkisi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü İcra Anasanat Dalı Başkanı)

  Dans etme güdüsü, insanın yaşamı kadar eski olup, iletişim alanının ilki olarak kabul edilebilir. İnanca dayalı, büyü amaçlı, toplumsal içerikli olabileceği gibi, yalnızca estetik kaygıyla da yapılabilir. İnsanın doğal etkinliklerinden ayrılması el çırpma, ayak vurma yoluyla sağlanan bir ritme eşlik etmesiyle başlamıştır. “Ama dans fiziksel varlığı olamayan yalnızca dansçıların bedeninde yaşayan ve onlarla birlikte ölen bir sanattır.”Kalıcı olması, görüntü ve ses tespitinin yapılması

Kaşıklı Zeybek (Kütahya) (Kültür Bakanlığı 3. Mahalli Halk Oyunları Yarışması 2002 Ankara A. Karademir arşivi)

ya da hareket ve ezgi notasının yazımı ile mümkündür. Bu yapılmadığı için insanlık tarihi boyunca zaman ve mekan boyutunda, sosyal hayatın ürünü olan pek çok dans üretilip tüketilmiştir.

Buna rağmen Halk Kültürü çerçevesinde günümüze ulaşan, kökeni çok eskilere dayanan danslar da vardır. Bu danslar bulundukları bölgelerde çok popülerdir. Bunlardan bazıları dünya dansı olmuş, bazıları da olma yolundadır.

Ülkemizde kökeni çok eskilere dayandığı bilinen, özellikle Batı Anadolu’da yerleşen danslardan biri de “ZEYBEK” danslarıdır.

“Bilindiği gibi ZEYBEKLER, Ege’de kendilerine özgü kültürleri ile varlığını sürdürmüş ilginç bir kurum olarak karşımıza çıkarlar. Etimolojisi ve kökenleri hakkında  birbirinden farklı pek çok görüşler ileri sürülmektedir.”

Yaşadıkları dönemlerde içinde bulundukları bölgedeki yerel halk tarafından da desteklenen zeybekler, Birinci Dünya Savaşından sonraki Yunan işgali ve Milli Mücadele yıllarındaki bağımsızlık yanlısı eylemleri, cesur, zeki, korkusuz tavırları ile Türk halkının sevgisini kazanarak, Ege’de Yiğitlik ve Mertlik sembolü olmuşlardır.

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte zeybeklik kurumu sona ermiştir. Bu kurumdan geriye zeybek kültürü, bu kültürü en iyi yansıtan zeybek dansları ve müziği kalmıştır. Bugün varlığını halk kültürü içinde etkin bir biçimde sürdüren zeybek dansları sahneye de aktarılmıştır. Sahne amaçlı çalışmalar farklı bir konu olduğundan burada ele alınmamıştır.

Zeybek dansları;

I. “Zeybeklik Kurumu” İçindeki Zeybek Dansları,

II. “Zeybeklik Kurumu” Dışındaki Zeybek Dansları

olarak iki ana başlık altında gravür, resim ve fotoğraflardan yararlanarak, ikonografi yoluyla analiz edilmeye çalışılmıştır.

I. Zeybeklik Kurumu İçindeki Zeybek Dansları :

“Dans özgürdür. İsteğe bağlı olarak yapılır, kendine özgü mekan ve süreyle sınırlıdır. Bir başlangıcı ve sonu olduğu gibi mutlak bir amaca yöneliktir. Tekrar edilir olması gelenekselliği oluşturur ve kuralları vardır.” Yüzlerce yıldan beri süregelen Zeybek danslarını, şüphesiz içinde yaşanılan zaman ve mekandaki halktan soyutlamak elbette mümkün değildir. Ancak, bu türün zeybeklik kurumu içindeki töre, tören ve geleneklerle yeniden şekillenerek kendi kurallarını oluşturduğu söyleyebiliriz.

Zeybeklik kurumu çok eskilere dayanmakla birlikte kurumu ortaya koyan en eski belgelerin 18. yy.’dan öteye gidemediği bilinmektedir.19. yy.’ın ilk yarısından itibaren padişah fermanıyla Anadolu’da araştırmalar yapan gezginler tarafından pek çok zeybek gravürü (resmi) yayınlanmıştır. Bizim tespitlerimize göre bilinen en eski zeybek gravürü 1831 yılında George Keppel tarafından yayınlanmıştır. Bu gravürler Zeybeği giyim kuşamıyla ön plana çıkaran enteresan zeybek figürlerini içerir. Bu dönemde zeybek danslarını konu alan gravürlere ise rastlanmamıştır.

19. yy.’ın ikinci yarısında fotoğrafın bulunmasından sonra, birçok İstanbul kartpostalında  zeybekler  ilginç tavırlarıyla dikkat çekmektedir.

 Yunanistan’da Alkis Raftis tarafından yayınlanan “XOPOS 1900” adlı kitapta 1900 lü yıllarda Halk Danslarını içeren kartpostallar ve fotoğraflar yer almaktadır. 47 nolu fotoğraf İzmir’de çekilmiş bir zeybek dansını göstermektedir. Fotoğrafın açıklamasının Yunanca çevirisi aynen şöyledir:

“Karşılama oynayan iki zeybeği ve onları izleyen Türk askerlerini görüyoruz. Yunanlı yazar zeybeklerle İzmir’e çıkan Yunan askerlerine egzotik bir hava vermek istemiş. Renkli baskının İzmir’in Yunan işgaline doğru yayınlanmış olması gerekiyor; ama daha önceki siyah beyaz baskı, aynı klişeyle 1907’den önce de vardı. Zeybek oyunu o dönemde Rembetiko kadar değilse de Yunanistan’da bayramlardaki kıyafet balolarının zeybekleri kadar biliniyordu.”

Bu fotoğrafta açıkça görüldüğü gibi zeybek giyim kuşamı 19. yy.’ın son çeyreğindekilere benzemektedir. Bu nedenle 1890-1900 arasındaki bir zaman diliminde çekildiğini sanmaktayız. Fotoğrafa bakıldığında orta planda iki zeybeğin oyununa eşlik eden çalgılar görülmektedir. Bu çalgılardan cura, büyük ihtimalle tezenesiz elle çalım tekniği ile icra ediliyor olmalı. İkinci çalgı da bir dümbektir.

Bu dönemde Türk müzeciliği­nin kurucusu Ressam Osman Hamdi Bey tarafından yapılan bir tabloda da dümbek çalan zeybek görülmektedir. Osman Hamdi’nin tablosundaki zey­bekler başka bir çalgı kullanmamıştır. Resimde görülen zeybekler şan ve el çırpma ile olaya katılmaktadırlar.

Mekan olarak eski bir yapının, görkemli ve gözlerden uzak bir köşesi seçilmiştir. Konu ise bir bayanın kızanlığa kabul törenidir. Resimde zeyin giyibeklerm kuşamı çok iyi betimlenmiştir. Milli Mücadele yıllarında Çete Ayşe ve benzer örneklerinin zeybeklik kurumu içinde görülmüş olmasına rağmen, zeybeklik geleneğindeki kızan alma törenine uygun düşmediğinden bu görüntünün, ressamın hayal gücünün ürünü olduğunu söylemek mümkündür.  Yine bu dönemi yansıtan bir başka yağlı boya tabloda, iki zeybeğin bir handaki dansını daha gerçekçi bir yaklaşımla betimlediğini görmekteyiz.

Bu tablo zeybeklerin danstaki performanslarını, giyim kuşam, hareket, tavır, eşlik çalgıları, oyun mekanı ve izleyicileri ile bir bütün olarak dönemin zeybek danslarını daha iyi algılamamıza yardımcı olmaktadır.

 Ege’de yaşayan ve mücadele sonrası Yunanistan’a göç eden, Egeli Rum’ların zeybekleri konu alan pek çok resmi, Yunanistan Ulusal Müzelerinde sergilenmektedir. Bu resimlerde Egeli Rumların gözünden yine Ege’de yaşayan zeybeklerin dans karakterlerini, icra, yer, zaman ve eşlik çalgılarını görmek mümkündür.

 Bu resimlerden 7 tanesi 1967 yılında Yunanistan Merkez Bankası tarafından yayınlanan TEOPİLOS* adlı kitapta bulunmaktadır. Yunanca açıklamalardan bu resimlerin 1910 ile 1933 yıllarında yapıldığını öğreniyoruz. Resimleri yapanların 19 yy.’ın son çeyreğinde yaşadıkları ve zeybeklik kurumunu bildikleri anlaşılmaktadır. Kitaptaki 279 nolu resim “Aydın’daki bir kır kahvesini betimlemektedir (Bu resimdeki uzun namlulu tüfekler, yaşanılan zamanla ilgili ipuçları verebilir).”

Kır kahvesinin bir tarafında Aydınlı halktan kişiler, diğer tarafında bir zeybek çetesi bulunmaktadır. Zeybek çetesi; efe, baş kızan, nöbetçi, yemek pişiren ve dans eden zeybeklerden oluşmaktadır.

Ayrıca zeybek oyunlarına eşlik eden davulcu, zurnacı ve çeteye hizmet eden zeybek giyimli kişi görülmektedir (18. yy. dan itibaren Osmanlı ile anlaşarak yüze inen* zeybekler Aydın, İzmir ve Manisa arasında yol güvenliği sağlamak maksadı ile kahveler açmışlardır. Büyük ihtimalle bu kahvelerden biri olabilir). Resimde yine iki zeybek karşılıklı dans etmektedir. Dans eden zeybek grubunu gösteren resim, grup içindeki hiyerarşiyi çok iyi yansıtmaktadır. Efe oturmakta, baş kızan onun hemen yanı başında bulunmaktadır. Dans edenlerin yemek pişirenlerden daha kıdemli ve etkin olduğunu giyimlerinden anlıyoruz.

Kitapta yer alan 83 nolu diğer bir resim de 1910 yılında yapılmıştır. Yunanca alt yazısının çevirisinde “Bahar Kutlaması” denmektedir. (* Yüze inme: Osmanlı ile anlaşan zeybeklerin köylerine, evlerine dönmeleri )Kaledeki Yunan bayrağına bakılırsa, kutlamalar Yunanistan’da bir sahil yerleşim biriminde yapılmaktadır. Bu yaklaşım Yunanlı bir çiftin dansa katılımıyla güçlenmektedir.

Ancak dansın zeybek dansı olduğunu sanmaktayız. 2000 yılında Yunanistan/Atina’da zeybek danslarının olup olmadığı konusunda araştırmalar yaptık. Konuyla ilgilenen yetkin kişilerden, zeybek dansının Türk dansı olarak bilindiğini, zeybek danslarına benzer, Zeybekikos ve Abdalikos’un Yunanistan adalarında sevilen

 danslardan olduğunu öğrendik. Bodrum’da yaptığımız bir çalışmada, kaynak kişiler ünlü zeybeklerin zaman zaman adalara geçtiklerini söylediler. Resimde zeybeklerin kulaklarının üstüne çiçek taktıkları görülmektedir. Aydın, Muğla, Milas ve Bodrum köylü erkekleri tarafından başa çiçek takma geleneği hala

 yaşatılmaktadır. Bundan ötürüdür ki, resmin bu illere yakın Yunan adalarındaki bir Bahar kutlama şenliğini içerdiğini sanmaktayız. Resimde zeybeklerin başı olan Efe, dans edenleri izlemektedir. Müzisyenlere bakıldığında bir davul ve bir zurna görülmektedir. Giyimlerinden adalı oldukları sanılmaktadır.(TEOPİLOS (Tanrı Dostu), Yunanistan Merkez Bankası Yayınları, 1967.)

Yukarıda yaptığımız açıklamalar, yazılı belgeler, resimler ve fotoğraflardan çıkardığımız sonuçlara göre kurum içi zeybek danslarında;

1- Danslar mutlaka zeybek giysileri ile icra edilir. Zeybek giysileri zaman, mekan ve kurumun hiyerarşik yapısına, emrinde olunan Efelere göre değişiklik gösterir.

2- Danslar efelik, kızan alma, evlenme, düğün, muhabbet gibi zeybeklik geleneğinin gereği olan törenlerde ve bu törenlerin yapıldığı mekanlarda icra edilir.

3- Efeler tek başına, kızanlar ise birlikte, solo veya toplu dans niteliğinde icrada bulunurlar.

4- Dans süresi icracılara bağlı olarak coşku ve tatminle sınırlıdır.

5- Efeler, kendilerine ait, danslarını, zeybek danslarının genel tavrı içinde, kendi stilleriyle icra ederler.

6- Zeybek danslarında, parmak şıklatılır. 

7. Oyun aracı olarak bıçak, yatağan, tüfek, tabanca, vb.  araçlar kullanılır.

8- Dansa başlamadan evvel, dansa konsantrasyonu sağlayan serbest gezinleme yapılır. Bu sırada ezgi ve ritmde tam olarak algılanır.

9- Dans esnasında coşkuyu arttıran zeybek naraları atılır. Bu naraların müzikal bir seyri vardır.

10- Dans sırasında fiziksel üstünlüğü belirten, hareketler serisini yapma yeteneği sergilenir.

11- Gelenek içerisinde kalınarak, hareket serisinin icrasında taklitten kaçınılır. Bu anlamda yaratıcılık önemlidir.

12- Dans icrasında doğaçlama geleneği vardır ve solo danslarda doğaçlama yapılır.

13- Dans, eşlikli veya eşliksiz (yalnızca ritm yada şan) icra edilebilir.

14- Danslara, zeybeklerin kendi yanlarında taşıdıkları ve icra ettikleri, taşıması kolay çalgılardan olan cura, bağlama gibi çalgıların yanı sıra yöre ustaları tarafından icra edilen davul, zurna gibi çalgılarda eşlik eder.

15- Zeybekler davetli oldukları törenlere başlarında Efeleri ile birlikte gelir ve topluca terk ederler. Bu gibi törenlerde birden çok grup var ise, dans etme sırasını ve disiplinini belirleyen kişiler vardır. Bunlara gelenekte “Yasakçı” denir. Bu kişiler törendeki dans organizasyonunu sağlarlar.

16- Dansın icrası sırasında töre gereği bir diğer kişi veya kişiler dansa katılamaz.

17- Düğün törenlerinde -dansın icrası esnasında- dans edeni yüceltmek için müzik icra edenlere, diğer kişiler tarafından para verilir. Buna “Para Basma” veya “Çevirme” denir.

18- Dansa kalkan zeybeklerin silahları oyun esnasında Efe’nin gözetiminde bulunur.

19- Dans icra eden kızan veya kızanlar icra alanına gelince dans öncesi ve sonrası, önce kendi liderini sonra da halkı selamlar. Efeler ise öncelikle diğer Efeler olmak üzere halkı da selamlar.

II.  “Zeybeklik Kurumu” Dışındaki Zeybek Dansları:

“Zeybek sıfatı nerelerde bilinmişse, zeybekler nerelere ulaşabilmişse oralarda zeybeklikten ve danslarından izler bulunur” yaklaşımı, halk kültürü anlamında doğru bir yaklaşımdır. Çünkü Batı Anadolu’daki zeybek danslarının doğmasına neden olan; zeybek ve zeybeklik kültürüdür. Hatta Yunan adalarında icra edilmekte olan Abdalikos ve Zeybekikos’un bu kültürden etkilendiği de söylenebilir. Bu nedenle zeybek danslarının yoğun olduğu yörelerde dansların kurum ile olan bağlantıları açıkça görülmektedir. Bu bakımdan başta Aydın olmak üzere Muğla, Denizli, Çanakkale, İzmir, Manisa, Uşak ve Kütahya illerindeki zeybek danslarının diğer yörelere göre adım, hız, ezgi, ritm olarak daha orijinal ve zeybeklik kurumu danslarına daha yakın olduğunu tahmin edebiliriz.

Halk Kültürü çerçevesindeki Zeybek Dansları ile ilgili olarak elimizdeki en eski belge, Yunanistan’da Alkis Raftis tarafından yayınlanan XOPOS 1900 adlı kitabın 45 nolu kartpostalında o yıllardaki İzmir/Ödemiş Zeybek Danslarının halk kültürü içindeki icrasını göstermektedir.(Mahmut Ragıp Gazimihal;Türk Halk Oyunları Kataloğu III. Cilt, TC. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, s.215.)Kitaptaki kartpostala ait yazılı bilgilerin Yunanca’dan çevirisi şöyledir: “Ödemiş Türk Dansı 1921, Yunan askerinin Mikro Asya’ya (Anadolu) çıkmasıyla bu yeni topraklarla ilgili kartlar basılıyor. Bunlardan bir tanesi bir Türk’ü kısa pantolonuyla kahvenin önünde dans ederken gösteriyor. Müzik enstrümanları 2 davul, 2 zurna ve küçük bir Timbana’lardır.

Fotoğrafa bakıldığında zeybek dansına eşlik eden çalgılar, zeybek dansını icra eden ve izleyiciler üç farklı planda görülmektedir. İzleyenler üstü kuru ot veya kamışlarla kapalı, gölgelik altında bulunan köylü, esnaf, memurdan oluşan halk oturarak veya ayakta durarak zeybek dansını izliyorlar. Oyuna eşlik eden çalgı takımı zeybek giysilerine benzer ancak birbirinden farklı giysiler giyinmişler. Duvar gölgesinde yere serilmiş iki hasır* üstünde oturmaktadırlar. İki zurnacı, iki davulcu ve bir kudümcüden oluşan beş kişilik bir ekiptir. Zurnalar ve kudümcü (yörede bu çalgıya “Debildek” de denir) oturmaktadır. Davullar bugün için Aydın’daki çalgı takımlarının davullarıyla hemen hemen aynıdır. Yaklaşık 40 cm. çapında 25 cm. genişliğindedir ve çalanların omzuna asılmıştır. Zurnalar ise günümüzde yörede kullanılan kaba zurnalardan çok farklıdır. 25-30 cm. kadar olan cura zurna görünümdedir. Ritm aracı olarak günümüzde kullanımı terk edilen bir de kudüm vardır ve çubuklarla çalınmaktadır. Müzik icra edenlerin tamamı, kısa dizlik denilen bir tür potur giymişlerdir. Bu gruba bakıldığında oyalı fes giyenin baş zurnacı (asıl melodiyi çalan) olduğu anlaşılmaktadır.(HASIR: Saz ya da kabuk, yaprak gibi bir bitki maddesi ile örülmüş taban örtüsü.)

Dans eden kişiye bakıldığında ise solo nitelikli bir zeybek dansı icra ettiği görülmektedir. Giysisi ise o günkü geleneksel halk giyimidir. Ödemiş köylerinde kullanılan ham bezden yapılma kısa dizlik, geniş bel kuşağı üzerine kolon kuşak dolanmıştır. Belde ön kısma kuşak arasına bir de ipekli Ödemiş işi damat mendili sarkıtılmıştır. Üstünde Ödemiş dokuması olduğunu sandığımız çitare kumaştan camadana benzer bir giyim parçası bulunmaktadır. Başa fes giyilerek etrafına yazma dolanmıştır.

1921 yılında Yunan işgali sırasında gayri Müslimlerin de yaşadığı Ödemişteki bu zeybek dansının; hareket ve icra tarzıyla yaklaşık 30 yıldır Aydın, Muğla, Denizli, Manisa illerinde alanda yaptığımız tespit çalışmaları sırasında gördüklerimizden çok farklı olmadığını sanmaktayız.

Halk Kültürü içindeki dansları diğer danslardan ayıran önemli bir konu da dansta TAVIR’dır. Diğer bir deyişle dansın karakteridir. Zeybek danslarında yiğitlik, mertlik gibi kavramlar konu edildiğinden, danslarında bu kavramları yansıtır biçimde icra edildiğini görüyoruz. Bireyin içinde yaşadığı toplumdan kazandığı kültürel ve sosyal birikimlerini, dans esnasında, kendine eşlik eden ezgi ve ritmle çakıştırarak ortaya koyduğu hareket veya hareket serisidir şeklinde tanımlayabileceğimiz tavır kavramını, bireyden başlamak üzere, yöresel ve bölgesel olarak konu edebiliriz. Ayrıca coğrafik ve kültürel yapı, cinsiyet, eşlik çalgılar, kişi sayısı, dans için kullanılan araçlar, hız (süre), oyun tavrının oluşumunda önemli etkenlerdir. Dansın aitliği konusunda belirleyici özelliği vardır. Bu bağlamda zeybek danslarını;

1-      Yörelere göre (Aydın, İzmir, Muğla, Milas vb.)

2-      Kültürel yapılanmaya göre (Yörük, Türkmen, Manav, Göçmen, Şehirli, Köylü vb.)

3-      Cinsiyetine göre (Erkek, Kadın, Karma )

4-      Kullanılan oyun araçlarına göre (Kaşık, Bıçak, Yatağan, Tüfek, Tabanca vb.)

5-      Eşlik çalgılarına göre (Davul, Zurna, Bağlama vb.)

6-      Kişi sayısına göre (Tek, Solo, Toplu)

7-      Metronomuna ( hızına ) göre ( Çok Ağır – Largo, Ağır –  Larget - Adagio, Kıvrak – Andante ) sınıflamak mümkündür.

 Fotoğraflardan ikonografi yoluyla analiz etmeye çalıştığımız ve alanda yaptığımız belgeleme çalışmalarını da esas alarak, ayrıca konu ile ilgili yazılı kaynakları da dikkate alarak zeybeklik kurumu dışındaki zeybek dansları için çıkardığımız sonuçlara göre;

İkiparmak Zeybek Oyunu,Aydın-Bağarası

(Türk Halk Oyunlarını video ile belgeleme çalışmasından Nisan 2002 A. Karademir arşivi)

1- Dansların icrası sırasında, zeybeklik kurumunda ya da Halk Oyunu topluluklarında olduğu gibi özel giysi giyilmemektedir. Danslar güncel giysilerle icra edilmektedir.

2- Genellikle ağır (Larget, Adagio) ve çok ağır (Largo) (Aydın Bağarası’nda davul zurna eşliğinde icra edilen zeybek danslarının bir ölçüsü 35 saniye sürelidir) zeybek dansları solo niteliklidir. Bu dansların icrasında doğaçlama esastır.

3- Çok ağır (Largo) zeybekler davul-zurna, ağır (Larget, Adagio) zeybekler davul-zurna yada klarnet, keman, cümbüş, darbuka ve teke yöresi zeybekleri davul-zurna yada bağlama, cura, kemane, sipsi, darbuka eşliğinde icra edilmektedir.

4- Yalnız kadınlar tarafından icra edilen zeybekler davul-zurna, eşliksiz ya da ritm (dümbek, darbuka, çömlek, bakraç) eşliğinde icra edilmektedir.

5- Danslar yalnız kadınlar tarafından ve yalnız erkekler tarafından icra edildiği gibi birlikte icra edildiği de görülmektedir.

6- Danslar törenlerin yapıldığı, köy meydanı, avlu, sokak, özel düğün salonu dans pisti gibi yerlerde icra edilmektedir.

7- Dansçılar danslarını geleneğe bağlı kalarak, geleneksel formlar olan çember veya düz sırada karşılama biçiminde icra etmektedir.

8- Dansçılar, çoğunlukla dans alanına, eşlik çalgıları dans ezgisini icraya başladıktan sonra çıkarlar. Ezgi ve ritmi iyice kavradıktan sonra dans etmeye başlarlar. Dansta doyuma ulaşınca bitirirler. Eğer doyum sağlanmamışsa birden çok dans icra edilebilir.

9- Dansçılar, zeybek dansının yanı sıra  başka geleneksel danslar da icra edebilirler.

10- Geleneksel tarzda icra edilen zeybek dansı ritm yapısı (düzümü) aynı olmak koşulu ile farklı ezgilerle, aynı hareket serisiyle icra edilebilir.

11- Dansların icrası sırasında oyun araçları kullanılmaktadır (Kaşık, zil, kılıç, bıçak, tüfek, tabanca vb.).

            12- Aynı anda birden fazla kişi, toplu ve birlikte icrada bulunduğu gibi, solo dans niteliğinde de toplu icrada bulunabilirler.

13- Dans icracıları, dansları öncelikle kendileri için icra ederler, beğendirme kaygıları olsa bile, ön planda değildir.

14- Dansların icrası sırasında kendileri için ve izleyenlerce ahenk yaratılmak amacıyla, uyumlu coşku bağırmaları yaparlar.

 Zeybeklik kültürünü, zeybek dansları ile, zeybeklik kurumu ve halk kültürü içinde, somut belgeler ışığında değerlendirerek sonuçlandırmaya çalıştık.

Dileğimiz, ülkemizde öncelikli olmak üzere uluslararası alanda bu kültürden yararlanılarak bilimsel ve sanatsal ağırlık taşıyan yeni eserler yaratılmasıdır.

Öğr. Gör. Abdurrahim KARADEMİR

(Ege Üniversitesi Devlet Türk Musıkisi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü İcra Anasanat Dalı Başkanı)

Teşekkürlerimizle

YARARLANILAN KAYNAKLAR

 AKDOĞU, Onur:                 Zeybek Kelimesinin Kökeni, İzmir-Karşıyaka Belediye Konservatuvarı Dergisi, Sayı 2, Nisan 1998, İzmir.

ARMAĞAN, Munis:           “Kısa Don”, Efeler, Aydın Valiliği İl Özel İdaresi Yayını, Aydın 1991).

ARMAĞAN, Munis:           Batı Anadolu Tarihinde İlginç Olaylar, Uğur Ofset Matbaası, İzmir 1984.

ARSUNAR, Ferruh:            Batı Anadolu’da Zeybekler ve Zeybek Oyun Havaları, Kültür Bakanlığı, HAGEM Arşivi, Y.B. 79.0008 (Yayınlanmamış Çalışma).

AVCI, A. Haydar:                “Zeybeklik ve Zeybekler”, Bir Başkaldırı Geleneğinin Toplumsal ve Kültürel Boyutları, Verlag Anadolu GmbH, D- Hückelhoven, Almanya 2001.

AVCI, A. Haydar:                “Zeybeklik ve Zeybekler”, Folklor/Edebiyat Dergisi, Sayı 12, Kasım-Aralık 1997, Ankara.

AVCI, A. Haydar:                “Sosyal İsyancılık ve Zeybekler”, Folklor/Edebiyat Dergisi, Sayı 13, Mart-Nisan 1998, Ankara.

AVCI, A. Haydar:                “Zeybeklikte Töre ve Törenler”, Yol-Bilim-Kültür-Araştırma Dergisi, Sayı 2, Ekim-Kasım 1999, Ankara.

AYDIN, Ali Fuat:                “Kuruoğlu Zeybeği”, Halkbilimi Dergisi, Sayı 3, İlkbahar/Yaz 1999, ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu Yayın Organı, Ankara.

BARIN, Nasuh:                    Batı Dans Tarihi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1999. 

BAYATLI, Osman, :           Bergama’da Milli Oyunlar, Bergama Halkevi  A. YILMAZ   Yayını, İzmir 1942.

BAYATLI, Osman:             Ege’de Zeybek Oyunları ve Havaları, Nefaset Matbaası, İzmir 1943.

 BAYINDIR, H. Hilmi:        Tarihte Zeybeklik ve Musikisi, Aydın İli Antik Kalıntıları Koruma ve Müzeleri Geliştirme Derneği Yayını, Aydın 1964.

BAYKARA, Tuncer:           Zeybekler (Zeybek Elbisesi Giyme Yasağı), Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, Cilt 4, Sayı 22, Temmuz 1969, İstanbul.

CEZAR, Mustafa:                Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi, Erol Kerim Aksoy Kültür Eğitim Spor ve Sağlık  Yayınları, 2.Baskı, 1995.

ÇİNE, Hamit:                       Zeybek Oyunlarımız (Kendi yayını. Yayın yeri ve yılı belli değil).

ÇİNE, Hamit:                       Burdur’dan Damlalar - Folklor, Uyan Matbaası, İzmir 1989.

DEMİRSİPAHİ, Cemil:       Türk Halk Oyunları, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1975.

DORUK, Yaşar:                   “Bergama Bengisi ve Efe Naraları Üzerine Bir İnceleme”, Türk Halk Müziği ve Oyunları Dergisi, Cilt. 1, Sayı 5, Ocak-Şubat-Mart 1983, Ankara.

ERÖZ, Mehmet:                   “Zeybeklik ve Zeybekler”, Milli Kültürümüz ve Meselelerimiz kitabında, Kültür Bakanlığı, Ankara 1996.

GAZİMİHAL, M. Ragıp:    Türk Halk Oyunları Kataloğu, Cilt 1, Kültür Bakanlığı HAGEM Yayını, Ankara 1991, Cilt 2, Ankara 1997, Cilt 3, Ankara 1999.

HALİKARNAS BALIKÇISI: “Eski Anadolu İnançlarından Zeybeklere”, Cumhuriyet Gazetesi, 22-26 Temmuz 1965.

KARADEMİR, Abdurrahim: “Zeybek Oyunlarında Sahneleme ve Sahne Düzenleri”, Türk Halk Oyunlarının Sah. Karşılaşılan Prob.Sempozyumu-1987, Kültür Bakanlığı MİFAD

Yayını, Ankara 1988.

KARADEMİR, Abdurrahim: “Dünden Bugüne Zeybekler ve Oyunları”, Efeler, Aydın     1991.

KEPPEL, Major George:    Narrative of a Journey Across the Balkans in the years 1829-1830. Cilt 2, London 1831.

OĞULTÜRK, Halil:            “Zeybek Oyunları,Yöre, Tür ve Giyim Kuşamları”, TFA, Cilt 17, Sayı 327, Ekim 1976.

OĞULTÜRK, Halil:          “Türk Halk Oyunlarından Zeybek Oyunları”, 1. Uluslararası Türk Folklor Semineri Bildirileri, 3.Cilt, Halk Müziği-Oyun-Eğlence, Kültür Bakanlığı MİFAD Yayını, Ankara 1977.

OSMAN HAMDİ BEY ve Marie De LAUNAY: 1873 Yılında Türkiye’de Halk Giysileri-Elbise-i Osmanniyye, Sabancı Ünv.Yayını, İstanbul 1999, 2. Baskı (Bu kitabın ilk baskısı 1873

yılında Viyana’da yapılmıştır.)

ÖZBOYACI, İsmail:           “Zeybekler”, TFA, Cilt 19, Sayı 363, Ekim 1979 (Aynı yazı, Türk Halk Müziği ve Oyunları Dergisi, Cilt 1, Sayı 3, Temmuz-Ağustos-Eylül 1982).

ÖZBOYACI, İsmail:           “Ege’de Zeybek Giyimi ve Kışlık Olarak Kullanılan Aba”, 3. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri,  Cilt. 5-Maddi Kültür, Kültür ve Turizm Bakanlığı MİFAD

Yayını, Ankara 1987.

ÖZKAYNAK, Kemal:          Efelerden Haber, C.H.P. Basımevi, Aydın 1946.

SAĞDIÇ, Ozan:                   “Aydın”, Aydın Valiliği Yayını, Aydın 1988.

ŞAPOLYO, Enver Behnan: “Efe, Zeybek, Kızan... Yaşayışları ve Adetleri”, Türk Yurdu Dergisi, Yıl 1, Sayı 1 (234), Temmuz 1954, Ankara.

ŞAPOLYO, Enver Behnan: Mezhepler ve Tarikatlar Tarihi, Türkiye Yayınevi, İstanbul 1964.

ŞÖLEN, Asaf Gökbel:        Aydın İli Tarihi-1, İstanbul 1936.

 TARANÇ, Berrak:               Ege Bölgesinde Yaşayan Halk Müziği Ezgileri, Zeybekler ve Ellialtı Ezginin Çeşitli Yönleriyle Kataloglanması, Ege Üniversitesi DTMK Yayını, İzmir 1988.

TEXİER, Charles:                Asie Mineure Description Geographique, Historique, ET Archéologique ET des Villes De La Chersonnése D’ASİE, Cilt 2, Paris Imprimeurs de L’ınstitut De France 1862.

TÜRKOĞLU, Sabahattin:  “Zeybek ve Efe Sözcükleri”, TFA, Cilt 17, Sayı 334, Mayıs 1977.

TÜRKOĞLU, Sabahattin:  “Tarih İçinde Zeybek Kıyafeti”, 3. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, Cilt 5-Maddi Kültür, Kültür Bakanlığı MİFAD Yayını, Ankara 1987.

TÜRKOĞLU, Sabahattin:   “Erkek Kıyafetlerimiz ve Türkiye’deki Dağılımı Konusunda Bir Harita Denemesi”, 5. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri, Kültür Bakanlığı HAGEM Yayını, Ankara 1997.

ÜSKÜP, Şeref:                     Çakıcı Efe, Hür Efe Matbaası, İzmir 1975.

ÜSKÜP, Şeref:                     Hey Gidinin Efesi, Hür Efe Matbaası, İzmir 1988.

ÜSKÜP, Şeref:                     Milli Mücadelede Efeler, Hür Efe Matbaası, İzmir 1992.

YAVİ, Ersal:                        Efeler-Eylemleri-Töreleri-Dansları-Giysileri, Aydın Valiliği İl Özel İdaresi Yayını, Aydın 1991.

YAZICIOĞLU, Vehbi:       “Bergama Zeybek Oyunları Öğretimi”, Türk Halk Müziği ve Oyunları Dergisi, Cilt 1, Sayı 8, Ekim-Kasım-Aralık 1983.

YETKİN, Dr. Sabri:             Ege’de Eşkıyalar, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul